ATIŞTIRMALIK BAR : MİKRO ÖĞÜN

Atıştırmalık bar deyince aklınıza ne geliyor? Kuruyemiş içeriği, protein ve lif oranı, vitamin takviyesi, kolajen, probiyotik, kafein, matcha... Bu kadar seçenek arasından size hitap eden hangisi? Belki tadını en çok beğendiğiniz, belki de içeriğine en çok güvendiğiniz. Yine de bu kadar alternatif arasından seçim yapmak kafa karıştırıcı.

Peki nasıl oldu da bu kadar çok sayıda marka bu kadar çeşitli atıştırmalık bar çıkarmaya başladı?
Atıştırmalık barlar hayatımıza gireli uzun zaman oldu. Ama pazarın büyüklüğünü tartışmadan önce markete girişinden günümüze atıştırmalık sektöründe neler olduğuna bir göz atalım ve 1980’lere dönelim. Çünkü sağlıklı ve hızlı öğün trendi 80’lerde özellikle Kuzey Amerika’da oldukça rağbet gören, şehirde yaşayan ve zamanı kısıtlı olan kişilere yönelik ürünlerin raflara girmesiyle başladi. Kahvaltılık gevrek başta olmak üzere bu ürünler; pişirme gerektirmeyen, lif ve tahıl içeriğiyle besleyici olan ve tüketicinin suçlu hissetmeden açlığını bastıran ürünlerdi. Marketlerde kolayca bulunuyordu ve oldukça pratikti. Atıştırmalık barlar bu dönemde ilk kez kahvaltılık gevreğin bir versiyonu olarak tüketiciye sunuldu.

Çoğunlukla tahıllardan ve yemişlerden üretilen barların o dönemde pazar payı 1 milyar doların biraz altındaydı fakat hızlı büyüyordu ve gelecek vaat ediyordu. 2000’lere gelindiğinde, sporcu beslenmesi ve şeker azaltma akımı öne çıkmaya başladı. Atıştırmalık barlar bu trende hemen cevap verdi ve paketlerine “ilave şeker içermez” yazılarak tüketiciyle iletişim kuruldu. Bu pazarlama fikri işe yaramıştı, sağlıklı atıştırmalık o kadar talep gördü ki pazar 80’lerdeki 1 milyar dolar civarındaki büyüklüğünü 2007 sonunda %20 den fazla artırarak 1.3 milyar dolara çıkardı.

Sağlıklı beslenmeyle ilgili trendler ise sürekli değişiyordu. 2010’larda sağlıklı bir öğün için artık protein oranı vurgulanmaya başlanmıştı. Atıştırmalık sektörü bu akıma da hemen cevap verdi. Bu kez protein oranları paketlere yazılmaya başlandı. Başta whey (peynir altı suyu) ve konsantre süt barlarda en çok kullanılan protein kaynaklarıydı. Fakat bu haliyle hitap ettiği kitleyi genişletemiyordu. Üstelik vegan ürünlerin pazar payı da artmıştı. Bunun etkisiyle vegan barlar da pazara giriş yaparak hızlı bir büyüme yakaladı.

2021 ve sonrasında özellikle bezelye, pirinç, kenevir ve soya gibi bitkisel proteinler atıştırmalık barların tüketici kitlesini genişletti. Fakat bununla da bitmedi. “Fonksiyonel beslenme" fikri tüketicinin hoşuna gitmişti ve içerikte daha fazla “faydalı” bileşen görmek satışları hızlandırıyordu. Öyle ki; başta yalnızca doğallığa odaklanan sektör daha sonra protein oranına ve vegan protein kaynaklarına, daha sonra da sağlıklı yaşlanma trendine cevap vererek kolajen ve vitamin ilavelerine, hatta bağırsak sağlığı için probiyotiklere kadar pek çok bileşeni içerisine katarak ürünleri çeşitlendirdi. Bazı butik üretim yapan markalar kişiye özel barlar bile tasarlamaya başladı.

Küresel “atıştırmalık bar” pazarı 2024 yılında 25.9 milyar dolar değerinde ulaştı. Bu rakamın 2033’e kadar her yıl ortalama %6 civarında büyüyerek 46 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu devasa sektörün tabii ki bazı meydan okumaları var. Öncelikle oldukça bilinçli bir tüketiciye hitap ettiğinin farkında. Artık çoğu tüketici “ilave şeker içermez” yazısıyla yetinmeyip net karbonhidrat veya şekerden gelen karbonhidrat değerlerini inceliyor. Protein içinse daha da detaylı araştırma yapılıyor. Hangi aminoasitler ve esansiyel bileşenler eklenmiş, biyoyararlanımı ya da protein kaynağının sürdürülebilirliğe etkisi gibi pek çok sorunun cevabı satın alırken önem arz ediyor.

Diğer yandan, bu ürünlerin formüllerindeki değişkenler proseslerini de hassas kılıyor. Örneğin; protein oranı arttıkça barlar sertleşiyor, bazı vitaminlerin ısı nedeniyle kayba uğramaması için dikkat edilmesi gerekiyor veya bazı antioksidanlar belirli bileşenlerle bir araya geldiğinde emilimi azalıyor. Tabii bütün bu detayları önemseyen bir formülasyonun artık ucuz olması da beklenmiyor. Atıştırmalık barlar bugün niş diyebileceğimiz oldukça geniş fiyat aralığına sahip ve öğün yerine tüketilebilen yiyecekler haline geldi. İçeriğine ne kadar “fayda” eklerse o kadar pahalı ve özel kabul ediliyor. Bu da atıştırmalık bar üretimi için kullanılan ham maddelerin teknik detaylarını bilmeyi gerektiriyor.
Fuarlar başta olmak üzere pek çok gıda etkinliği, genel tüketici eğilimlerini atıştırmalık trendleriyle takip ediyor. Tam da bu yüzden sektörü yakından takip etmeye, sizi bilgilendirmeye ve çözüm ortağınız olmaya devam edeceğiz.
Sorularınız ve talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
